• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız (Bu yazıya oy vermek ister misiniz?)
Loading...

Max Payne 1 Oyununun Hikayesi

25 Eylül 2012, Salı, 16:39:53

Max Payne serisini efsane yapan şüphesiz mükemmel kurgusu ve hikayesi. Oyunun Hikayesi Hollywood yapımlarına taş çıkartacak düzeyde kaliteli. Zaten oyunun hikayesinin bu kadar başarılı olması da oyunun beyaz perdeye uyarlanmasına zemin oluşturdu. Gerçi film biraz uçuk kaçıktı ama neyse :) . Bu yazımızda sizlerle serinin ilk oyunu olan Max Payne 1′ in genel hikayesini paylaşacağız.

1.Bölüm: American Dream

Max Payne, 1998 yılında New York Polis Departmanı(NYPD)’nda çalışmaktadır. Bir gün işten eve geldiğinde karısı ve çocuğunu uyuşturucu bağımlıları tarafından öldürülmüş olarak bulur. Max, eve girenleri öldürür ama bu ailesini kurtarmaya yetmez. Karısının ve çocuğunun cenazesi kaldırıldıktan sonra evine giren adamların kanlarında yapılan tahlilde o zamana kadar duyulmamış yeni nesil bir uyuşturucu olan “Valkyr” adlı bir maddenin çıktığını öğrenir. Ailesinin ölümüyle bu madde arasında bir ilişki olduğu açıktır. Bu yüzden daha önce Narkotik Şubesi(DEA)’nden arkadaşı Alex Balder’ın kendisine yaptığı transfer teklifini kabul eder ve tam üç yıl boyunca bu maddenin şehirde alım-satımını yapanın kim olduğunu araştırır. Sonuçta bu maddenin sağlayıcısının Don Angelo Punchinello’nun başında olduğu Punchinello suç ailesinin içinde bir mafya patronu olan Jack Lupino olduğunu öğrenir. Max,kılık değiştirip,kimliğini de gizleyerek şehrin en güçlü mafyasının arasına sızmaya çalışacaktır ve bu görevden yalnızca arkadaşı Alex ve bir başka DEA ajanı B.B’nin haberi vardır. Max birgün B.B’den aldığı bir telefonda Alex’in kendisini Roscoe Caddesindeki metro istasyonunda beklediğini öğrenir. Max oraya gittiğinde Alex’i bulmak yerine kendisini, çok büyük bir banka soygununun içinde bulur. Lupino’nun adamları kapalı bir metro tünelinden yol bulup bir bankayı soymaktadır. Bu esnada her yerde Alex’i arayan Max onu bulur ama tam konuştukları sırada Max’in görmediği bir yerden bir el ateş edilir ve Alex öldürülür.(Tetikçinin yüzünü unutmayın) Max hızla istasyondan çıkar ve aklında tek bir düşünce vardır. O da Lupino’nun Alex’i öldürtüp bunun suçunu üzerine yıkmaya ve kendisini devredışı bırakmaya çalıştığıdır. Max, Jack Lupino’nun oraya çok yakın bir yerde bulunan oteline gider ama kendisini karşılayan Finito kardeşler onun kim olduğunu bilmektedir. Max’in gizli tutulan kimliği açığa çıkmıştır. Max, Finito kardeşleri öldürür. Otelden çıkmak ister ama onların masasının üstünde bulduğu bir mektup buradan çıkışın pek kolay olmadığını gösterir. Jack Lupino’nun sağ kolu olan Vinnie Gognitti tarafından yazılan bir mektupta Don Punchinello’nun adamlarını hizada tutmak için adeta Keyser Söze olarak kullandığı Rico Muerte’nin de otelde olduğu yazılıdır. Ayrıca radyodan dinlediği bir haberde Alex’in katil zanlısı olarak duyurulur. Artık hem kimliği açığa çıkmış, hem Mafia’nın ölüm listesine eklenmiş, hem de polisin arananlar listesine girmiştir. Kaybedecek birşeyi kalmamıştır. Rico’yu da öldürüp otelden çıkan Max, Jack Lupinoya ulaşmak için adamı Vinnie Gognitti’yi bulmaya çalışır. Onun kaldığı yere giderken siyah bir Mercedes içinde Rus mafyasının lideri Vladimir Lem’i görür. Lem, Vinnie Gognitti’nin binalarına bomba yerleştirip oradan kaçmaktadır. Aralarında bir savaş vardır.Max Vinnie’nin bulunduğu binada ilerlerken bir telefon çalar. Telefonu açar ve telefondaki kişi kimle konuştuğunu sorar ve kısa bir konuşmadan sonra telefonu kapatır. Max Vinnie’yi bulur. Vinnie’yi yaralar ama Vinnie kaçar. Uzun bir kovalamacadan sonra onu yakalar ve patronu Jack Lupino’nun yerini öğrenip yaralı halde onu bırakır ve Lupino’nun saklandığı gotik bir gece kulübü olan Ragna Rock’a gider. Kulübün mimarisinde tam bir gotik havası vardır. İçeride ise ya zombilerle ya da benzeri şeylerle ilgili kitaplar ya da video kasetler vardır. Lupino tam anlamıyla akli dengesini kaybetmiştir. Max Lupino’yu öldürür. Bu arada oraya Don Punchinello’nun karısı Lisa’nın ikiz kardeşi ve bir kiralık katil olan Mona Sax gelir. Mona Max’e yanlış adamı öldürdüğünü ve arkadaşı Alex’i öldürtüp bunun suçunu üstüne atanın Don Punchinello olduğunu anlatır. Kardeşi Lisa, Don Punchinello tarafından sadistçe dövülen Mona da Don Punchinello’nun peşindedir ve Max’in Punchinello’nun malikanesini basıp önüne geleni öldürebileceği ve kardeşinin de öldürülebileceği düşüncesiyle Max’i kandırıp içkisine Valkyr koyar ve onu bayıltıp kaçar.

2.Bölüm: A Cold Day In Hell

Max gözünü açtığında kendisini Frank “the Bat” Niagra tarafından bir beyzbol sopasıyla Jack Lupino’nun otelinin kazan dairesinde bir sandalyeye bağlı tartaklanırken bulur. Frank kendisinden gayet emin, Max’i sandalyeye bağlı bırakıp otelin barına birşeyler içmek için gittiğini ve geri dönüp işini bitireceğini söyleyerek gider. Max kurtulur ve Frank’i öldürür. Ardından otelden ayrıldığında takip edildiğini anlar. Onu takip eden kişi Rus mafyasının lideri Vladimir Lem’dir. Max onları durdurur ve neden peşinde olduklarını öğrenir. Vladimir, Max’e bir anlaşma teklifiyle gelmiştir. Eskiden Vladimir için çalışan ve ülkeye kaçak silah sokan gemici Boris Dime, Vlad’e ihanet edip Punchinello’nun tarafına geçmiştir. Zaten Valkyr maddesinin dağıtımıyla iyice güçlenen Punchinello bu silahları aldığı takdirde Vladimir için herşey bitecektir ki aynı şey Max için de geçerlidir. Bu yüzden ortak düşmana karşı birlikte hareket etmeyi teklif eder. Ayrıca Vladimir, Max gemiyi ele geçirip Boris Dime’ın kellesini de getirirse Punchinello’yu öldürmek için istediği kadar silahı da Max’e vermeye hazırdır. Max gemiyi ele geçirir ve Vlad’i büyük bir dertten kurtarır. Ancak hala Punchinello’nun evine doğrudan saldıracak durumda olmadığı için ona bir anlaşma teklif ederek tuzağa düşürüp öldürmeyi planlar. Punchinello onu kendisine ait “Casa di Punchinello” adlı restorana çağırır. Ama tuzağa düşen Max olur. Max içeri girer girmez restoran patlamalarla yanmaya başlar. Max buradan da kurtulur ve şu anda tek yardımcısı gibi gözüken Vladimir tarafından arabayla oradan alınıp doğruca Punchinello’nun malikanesine bırakılır. Max, Punchinello’nun en azılı katilleri “Trio” tarafından karşılanır ama Max onları da teker teker öldürür. Max evde çalan bir telefonu açar ve telefondaki ses Lupino’nun otelindeki telefondan kendisiyle konuşan sesle aynıdır ve Max’e oradan bir an önce uzaklaşması gerektiğini söyler ama Max umursamaz görürnür. Punchinello’ya ulaşır. Max sonradan Punchinello’nun da bu Valkyr işinde sadece bir piyon olduğunu anlar. Çünkü Punchinello emirleri devlet ya da ondan daha büyük bir kadın tarafından aldığını söyler ve o anda içeri FBI ajanlarına benzeyen silahlı adamlar basar ve Punchinello’yu öldürür. Max onlardan kurtulur ama dışarda bir kadın ve yanında bir sürü silahlı adam onu beklemektedir ve Max’i yakalarlar. Kadın Max’e yüksek dozda Valkyr verir ve öleceğini umarak onu orada bırakır. Max bayılmadan önce kadının azğından çıkan “Cold And Steel” sözünü duyar.

3.Bölüm: A Bit Closer To Heaven

Max şehrin dışında bulunan “Cold And Steel” adlı fabrikaya gider. Ama fabrika sıradan bir çelik fabrikası değildir ve Max’in fabrikada ilerledikçe karşılaştığı silahlı adamlar da bu durumun daha karmaşık olduğunu göstermektedir. Max orada bulduğu bir raporda yazan “D-6″ numaralı hangarı bulur ve fabrikanın üstündeki gizem perdesi ortadan kalkar. Ancak elini de çabuk tutmak zorundadır çünkü Max’in güvenliği aşıp fabrikanın içinde olduğu anlaşılmıştır ve fabrikanın kendini imha işlemleri başlatılmıştır. Max burada yerde kocaman bir askeri işaret görür. Bu işaret büyük bir “V” harfi ve ortasından geçen bir kılıçtan oluşmakta ve altında da “Valhalla Projesi” yazmaktadır. Bu işaretin değişik versiyonlarını daha önce şehrin her yerinde ve cinayet günü kendi evinin duvarında da görmüştür. Şehirdeki verisyonunda yalnızca V harfinin ortasından geçen kılıç bir şırıngayla yer değiştirmiştir . Bundan da V harfinin hem “Valkyr” hem de “Valhalla” için olduğunu anlar. Fabrikanın içindeki gizli labaratuarın birinde daha önemli şeyler öğrenir. Amerikan ordusunun bir İskandinav mitolojisinden esinlenerek Valhalla adını verdiği bu askeri projede, soğuk savaş sırasında çöldeki birliklerin tıpkı aynı adlı mitolojide olduğu gibi korkusuz, cesur, dayanıklı olmasını ve yaralarının çabucak iyileşmesini sağlamak amacıyla Valkyr adı verilen bu maddeyi ürettiğini, deneylerin başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen birilerinin ısrarla devam ettirdiğini görür. Sonra projede bir bilgi sızıntısı yaşandığını ve bazı dosyaların bir yere yollandığını görür. Sistemde verilen infaz adresi Max Payne’in New Jersey’deki evidir. Artık herşey açığa kavuşmuştur. Punchinello malikanesinde kendisini yakalayan kadının bu olayda bir numaralı sorumlu olduğu açıktır. Max fabrika patlamadan önce oradan çıkar ve Roscoe Caddesi metro istasyonunda yaşananlardan beri hiç görmediği B.B onu arar. Max buluşmaya giderken kendisini neyin beklediğini bilmektedir. Çok gizli tutulan kimliğinin birden açığa çıkması ancak içerden bilen birinin sızdırmasıyla mükün olabilirdi ve o gizli tutulan kimliğini arkadaşı Alex’ten başka tek bilen B.B’ydi. Max Payne böylece Alex’i öldüren ve suçu üstüne yıkanın da B.B olduğunu anlar. B.B, yarım bıraktığı işi tamamlamak için Max’i çağırıyordu. Max bir otoparka giderek B.B. ile buluşur. Max, B.B’yi öldürmeye çalışır ve uzunca bir kovalamaca yaşanır. Bu arada Max yine bir telefonu açar ve duyduğu ses yine aynı gizemli adamın sesidir ve adam onu şehir dışındaki bir binaya çağırır. Max B.B’yi öldürdükten sonra binaya gider ve kendisini karşılayan kişi aynı zamanda ona ilginç biçimlerde ulaşan telefonlardaki sesin sahibi Senatör Alfred Woden’dır. Woden onu Inner Circle adlı devlet için çalışan gizli örgütle tanıştırır. Ona gerçek düşmanının adını verir. Max Payne’in gerçek düşmanı daha önce Punchinello malikanesinde rastladığı Nicole Horne’dur. O da daha önceleri Inner Circle’la beraber Valhalla projesinin içinde yer almış ama hükümetin projenin başarısız olması nedeniyle ödeneği kesmeye çalışmasıyla birlikte elindeki bilgileri açıklamakla örgütü tehdit etmiş ve böylece ödenek alarak projeyi sürdürmeye devam etmiştir. Horne aynı zamanda televizyonlarda ve duvarlarda boy boy ilanları çıkan Aesir adlı şirketin de sahibidir. Woden eğer Horne’u öldürürse Max’e hakkında yapılan bütün suçlamaları düşüreceğini vaad eder. Horne, şehrin yarısından fazlasını kontrolü altında tutmakta ve her türlü kirli işin arkasındadır. Aesir şirketi yalnızca kirli işlerini örtmeye yarayan bir paravandır. O sırada Horne’un ajanları içeriye dalıp ortalığı tarar ve Max kaçar. Ölü taklidi yapan Alfred Woden da daha sonra oradan kaçar. Aesir binasına giderek Horne’u bulur. Horne çatıda bekleyen bir helikopterle kaçmaya çalışırken Max bir paratoneri kalkmak üzere olan helikopterin üzerine düşürür ve Horne’u öldürür. Ardından da oraya gelen polislere teslim olur.

Oyundaki Bazı Göndermeler

Max Payne,gecenin karanlığında ve hiç bitmeyecek gibi gözüken bir kar fırtınasının ortasında geçmektedir. Bu kendi içinde Ragnarok’ a yani İskandinav mitolojisine göre dünyanın karanlık ve kar tarafından yutuluşuna bir gönderme barındırır. Oyunun bir bölümü Ragna Rock adlı gotik bir gece kulübünde geçmektedir. Ragna Rock’ ın içinde Max, üzerinde “The Age of Murder and Storm” (Cinayet ve Fırtına Çağı) yazan, “İskandinav Mitolojisi ve Ragnarok” la ilgili bir kitap görür. Ayrıca Max Payne’ in İskandinav tanrılarının reisi olan ve savaş meydanındaki yiğitliğiyle bilinen Odin’ in simgesi olan bir güneş haçı kolyesi takmaktadır.

Oyundaki bazı karakter ve objeler de İskandinav tanrılarından esinlenerek adlandırılmıştır. Oyunun konusundaki esas nokta olan uyuşturucu madde Valkyr, öldürülen kahramanları yine oyunda adı başka bir yere verilen Valhalla’ ya getiren tanrıçaların adıdır. Max’ in ortağı Alex Balder’ ın soyadı Baldr’ dan, Senatör Alfred Woden’ın soyadı Odin’ in anglo-sakson versiyonu olan Wöden’ den izler taşır. Tüm kötülüklerin arkasında yer alan şirketin adı olan “Aesir” ise eski İskandinav Paganizminde tanrıların soyunu belirten bir terim olan Æsir’ den gelmektedir. Inner Circle’ ın karargahı olan binanın adı Æsir’ ın başkenti olan Asgard’ dır. Valkyr projesinin yaratıcalarının kullandığı network’ün adı ise yine İskandinav mitolojisinde dünyanın merkezinde yer alarak onu desteklediğine inanılan ağacın adı olan Yggdrasil’ dir.

Yazıyı PaylaşShare on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on Twitter
                                                                               
Yazını Gönder!!! Sen de çeşitli oyunlar hakkında hileleri, sistem gereksinimlerini ve ya çeşitli özellikleri buradan bize yollayarak yayınlanmasını sağlayabilir ve diğer oyunculara yardımcı olabilirsin.!
6.150 defa okundu.

Yorum

*
*
Yorumunuz: *

Oyun Tanıtım Videoları

Tüm Kategoriler

Son Yorumlar